iş dünyası, iş dünyasından haberler, insan kaynakları, mühendislik, finans, işletme, tedarik zinciri yönetimi

Bilgi Çağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bilgi Çağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Kasım 2013 Cumartesi

Geçmişten Günümüze Yaşanan Değişim

İnsanlık sürekli yenilik ve değişimin peşinden gitmiştir. Bu değişim kimi zaman çok uzun zaman dilimlerinde gerçekleşmiş kimi zaman ise çok daha kısa zaman dilimlerinde değişim ve gelişim gözlenmiştir.

Tarihin ilk dönemleri incelendiğinde, tarım toplulu olarak adlandırılan toplum yapısında kişiler ihtiyaçları kadar üretmekte, ve ihtiyaç fazlasını da yöneticilerine vermekteydiler. Bu dönemde çok az bir kısımı oluşturan insanlar ise üretim fazlalarını pazarda takas ve ya nadirde olsa para karşılığı olarak satmaktaydılar. Aynı toplum içerisinde kişiler üretim fazlalarını bir avantaj olarak görmediklerinden, genel olarak ihtiyaçları kadar üretim yapma gayesi taşımaktaydılar.

James Watt'ın 1765 yılında buhar makinesini icat etmesi ile insanlık, sosyal ve ekonomik açıdan büyük bir değişim geçirdi. Toplumlarda sınıflarda değişim yaşandı ve burjuva sınıfı büyük bir gelişim yaşadı. Teknolojide yaşanan bu gelişim ile birlikte üretim faktörü dünya üzerinde hakim oldu ve tarım toplumundan, sanayi toplumuna geçen insanlar, kırsal kısımdan göç ederek, büyük şehirlere yerleşmeye başladılar. Artık yapılan üretimler sadece ihtiyaç üzerine değil, diğer insanların ihtiyaçlarını da karşılayacak bir biçimde değişerek, yeni sınıfların oluşmasına ve bireylerde işe uygun olarak uzmanlaşma metoduna geçişte etkili olmuştur. Yaşanan bu değişim yeni üretim ve yönetim biçimlerini de beraberinde getirmiştir. 20. yüzyılda dikkat çeken en önemli üretim ve yönetim biçimi Ford firmasıdır. 20. yüzyılın ilk dönemlerinde kitle üretimi yapan ilk firmalardan biri Ford firması olup aynı dönemde rakiplerine oranla geliştirdiği üretim ve yönetim biçimleri sayesinde büyük fark yaratmıştır.

Sanayi toplumunda yaşanan bu değişim ve gelişmeler 1970'lerde yerini yeni bir anlayışa ve yeni bir değere bırakacaktır. İçinde bulunduğumuz dönemde de yaşadığımız bilgi toplumu. Özellikle 70'li yıllarda yaşanan petrol krizi sonrası kitlesel üretim anlayışı yerini esnek üretime bırakmak zorunda kalmıştır.

Sanayi toplumunda üretim faktörleri daha çok kas gücüne dayalı ve somut değerlerden oluşurken günümüzde bilgi en önemli üretim faktörü konumuna gelmiştir. Bilgi yetersizliği firmaları iflasın eşiğine getirecek kadar önemli bir konumdadır. Yine geçmiş dönemde daha çok nakit para ile yapılan ticaret, günümüzde hızla elektronik ortama geçmektedir.

İş anlayışında da ciddi bir değişimden bahsetmek mümkündür. Eskiden iş kavramı, saat 08:00-17:00 çalışılan ve belli sabit işleri yapmayı gerektirirken, günümüzde günün 24 saati, her yerde çalışmak mümkündür. Yapılan işlerde artık sabit davranışlar yerine yenilik üreten bireyler önem kazanmıştır.

Yine iletişim teknolojilerindeki gelişimle beraber, sınırlar kalkmış ve günün 24 saati çalışan bir iş yeri anlayışı hakim olmuştur. Pazara hakim büyük tekel firmalar günümüzde çözülüp aynı çatı altından yönetilmekte ve firmaların daha esnek ve yeniliklere daha hızlı uyum sağlamaları amaçlanmaktadır.

Sanayi toplumunda hakim olan disiplin, otoriter yapı ve bağlılık gibi değerler yerinin, günümüzde özgürlük, bireysellik ve eşitlik gibi değerlere bırakmıştır.

İletişim teknolojilerindeki değişimler artık sabit kalmayı mümkünsüz kılmış ve yenilikleri takip etmeyi bir zorunluluk haline getirmiştir. Günümüzde insanlık tarihi hiç olmadığı kadar hızlı bir değişim yaşamaktadır.

Görüşmek Üzere...


Globalleşen Dünya Üzerine

Büyük firmaların uluslar arası alanlarda iş yapmaya başlaması ve hızla gelişen iletişim teknolojileri ile beraber sınırların ortadan kalması ile dünya artık global bir köy haline geldi. Ülkeler arasında yapılan iş birlikleri içinde belkide bizim üzerinde en çok durduğumu Avrupa Birliği küreselleşme ve sınırların ortadan kalkmasına belkide en iyi örnek. Globalleşme ile beraber tüm dünyada benzer müziklerin dinlenmesi, benzer kıyafetlerin giyilmesi, ortak yabancı dillerin konuşulması gibi benzer özellikler sebebi ile ortak bir kültür durumuda ortaya çıkmıştır. 


Ekonomik ve güncel sınırların oradan kalkması ile dünya artık ortak pazar haline gelmiş ve firmalar artık sadece kendi sınırları içinde değil uluslar arası alanda da rekabet et avantajı ya da dezavantajı yaşamışlardır. Günümüzde artık sadece tek bir ülkeye bağlı kalarak iş yapabilme imkansız hale gelmiş ve bu konuda ısrarcı olan ve çağı takip etmeyen firmalar yok olma eşiğine gelmişlerdir. 

Globalleşme ile beraber klasik yönetim ve yönetici kavramlarıda başka bir boyuta taşınmıştır. Artık firmalar sadece bağlı bulundukları ülkenin ekonomik, sosyal, politik, kültürel kısıtlarını baz almaktan çıkıp, global anlamda ortak bir yapıya bürünüş ve farklı pazar noktalarındaki değerlere uyum sağlamışlardır. Yönetici kavramı artık emir veren konumdan çıkıp, motive eden destekleyen bir hal almıştır. Şirket çalışanları içinde benzer durumdan bahsetmek mümkündür, günümüzde aynı firma içerisinde birden fazla ülkeden çalışanlarla karşılaşmak mümkündür ve ilişkiler açısından tüm kültürleri aynı potada eriterek iletişim sağlanması büyük önem arz etmektedir. Özellikle yönetim kadrosunda bulunan çalışanları, yabancı dile hakimiyeti büyük önem kazanmıştır.


Globalleşmenin bir diğer unsuru ise müşteri odaklı mal ve hizmet üretimidir. Geçmişte üretim faktörünü çok önemli bir yere sahipken, günümüzde rekabet o kadar yükselmiştir ki artık müşteri odaklı çalışmayan firmalar ciddi sıkıntılar yaşamakta, bu durum firmanın geleceği açısından da ciddi bir tehdit unsuru oluşturmuştur. Globalleşme ile beraber Maliyet + kar = Ürünün Fiyatı olan eşitlik şekil değiştirmiş ve Piyasa fiyatı - Maliyet = Kar anlayışı pazara hakim olmuştur. Müşteri artık daha talepkar, daha bilinçli bir konumda olup, rakiplerine karşı üstünlük kurmak isteyen firmalarını müşterinin sesini dinlemeleri çok önemli bir husus durumundadır.

İşletmelerin gelecek hedeflerini belirlerken kısa vadeli plan ve stratejilerden kaçınıp, daha uzun vadeli plan ve strateji hazırlamaları gerekmektedir. Modern yönetim anlayışına hakim olmak ve sadece yerel gelişmeleri değil, uluslararası gelişmeleri takip etmek günümüzdeki firmaların dikkat etmesi konular arasındadır.

Dünya artık global bir köy olup, değişen dünyayı takip edip ayak uydurmak bir zorunluluk haline gelmiş, bu zorunluluğu yerine getirmeyen firmaları ciddi sıkıntılar beklemektedir diyorum ve bu yazıma burada son veriyorum.

Görüşmek Üzere....